|
6 - KINA
GECESİ VE SAÇ KESME
Kına gecesi düğün gününün arafesi’nde, erkekler oğlan evinde,
kadınlar da kız evinde
Toplanarak
yaparlar.Her iki tarafta da çok kalabalık bir misafir
topluluğu göze çarpar.Bütün davetliler samimiyetle ve büyük
bir coşku ile eğlenirler.Bu eğlencelerde genellikle
davul-zurna çalınır.Günümüzde ise klarnet,darbuka ,cümbüş ve
keman kullanılmaktadır.Bütün gençler bilinen mahalli oyunları
oynar,şarkı ve türküler söylerler.Bazen KÖÇEK denilen
oyuncular getirilir ve düğüne başka bir neşe katılır.Köçekler
tıpatıp kadın gibi giyinip süslenirler,başına oyalı yazma
örter,ayaklarında yüksek ökçeli kadın ayakkabısı,ellerinin
parmaklarında ziller vardır.Davetliler tarafından para
vurulur.Bu paralar çalgıcılara kalır eğlence bütün coşkusuyla
oğlan tarafında devam ederken,güveyi (damat)da son derece şık
olarak,sadıç eşliğinde düğün yerine getirilerek davetliler bir
bir gezilerek hoş geldiniz denilip el sıkışılır.Oyunların
oynandığı esnada,bir ara zorlada olsa güveyi
oynatırlar.Eğlence gece geç saatlere kadar devam eder.
Kadınlar
ise,kız evinde tef çalıp oynarlar.Bu geceye hem oğlan
tarafı,hem de kız tarafı,eşini,dostunu ve kapı komşularını
davet etmişlerdir.Kız evinde bu eğlenceler devam ederken,sadıç
hanımı tarafından odanın ortasına bir yastık konulur.Sadıç
hanımı tarafından gelin getirilip bu yastık üzerine
oturtulur.Oğlanın kız kardeşi veya teyzesiyle birlikte bazen
bunların dışında tecrübeli bir kadın tarafından gelinin el ve
ayak parmaklarına KINA yakılır.Kınadan sonra gelinin,ehil bir
kişi tarafından makas değmemiş zülüfleri taranarak
kesilir.Kına yakılırken bir kız tarafından tepsiye bırakılan
mumlar yakılır ve oynanır.Kına ve saç kesme bitince,tepsi
davetliler arasında gezdirilerek para toplanır.Toplanan bu
paralar geline verilir.Kına gecesinde,oğlan tarafından gelen
ve gelini süsleyen kadınlara YENGE adı verilir.
7-DÜĞÜN HAZIRLIKLARI VE DÜĞÜN
Düğün
günü,taraflar arasında daha önceden tespit edildiğinden,zengin
aileler,şenliklere birkaç gün önceden başlarlar.Düğüne bir
hafta kala,oğlan tarafından görevlendirilen,yaşlı bir
kadın,bütün eş,dost ve kapı komşuları düğüne davet eder.Bu
davetlerde düğüne davet edilenlere (çağırılanlara)birer şeker
verilir.Düğüne mazeretleri dolayısıyla gelemeyecek
olanlar,şekeri almazlar Allah yüzlerini güldürsün,gözleri
aydın olsun derler.Şeker almayanların düğüne
gelmeyeceklerinden,gelmeyecek olanların sayısı da belirlenmiş
olur.
Şenlikler,düğün evi bahçesinde veya en yakın bir açık meydanda
yapılır.Şenlikler genellikle davul-zurna eşliğinde ve diğer
müzik aletleri ile yapılır.Davul ve zurnanın,ilk
görevleri,düğüne gelen davetlileri,düğün evinde
karşılamaktır.Uzaktan bir davetli kafilesinin geldiğini gören
davul ve zurnacı,hemen onları karşılama havası ile(gelin alma
havası) karşılar ve misafirlerin önünde,onları düğün evi
kapısına kadar çalgı eşliğinde getirir.Bu misafirlerde
çalgıcılara bahşişler verirler.Davetliler genellikle yakın
akrabalar başta olmak üzere,yörenin ileri gelenleri ile kapı
komşudan oluşur.
Düğünün bütün
sevk ve idaresi,sağdıç tarafından yürütülür.Sağdıç, oğlan
tarafından sevilen, sayılan ve güvenilen bir kişi olarak
görevlendirilir.En samimi eğlencelerin yapıldığı düğün
akşamı,oğlan evinde ve düğünde verilecek yemeklerin bütün
hazırlıkları tamamlanır ve şafakla birlikte kazanlar
ateşlenir.Bu işte becerikli ve tecrübeli kadınlar
uğraşırlar.Önceleri GÖME(BABİKO) adı verilen ve büyük somunlar
halinde pişirilen ekmekler ufalanarak tereyağı ile
karıştırılıp,tabaklar yerine leğen veya tepsilerde yenilen bu
yemeğin yanında,ayran veya üzüm ezmesi,bu olmazsa erik hoşafı
olurdu.Günümüzde ise pirinç pilavı,zerde(pirinç-şeker
karışımından yapılır)ekşili dolma,taze veya kuru fasulye gibi
yemekler yapılır.
Düğün
evinde,her geçen saat artan telaş ve faaliyet bütün hızıyla
devam ederken,gelin uzak bir yerden alınacaksa,düğün alayının
hazırlıkları daha büyük olur.Gelin evi yakın ise,düğün alayı
yayan gider ve gelir.Eğer yol uzak ise,gelin için güzel bir at
temin edilir.Gelin bu atla getirilir.Günümüzde,gelin için özel
taksi tutulur.Her davetli ise,birer taksi ile düğün törenine
katılır. Bazen otobüslerde tutulur.Yerin yakın veya uzak
oluşuna göre vakit geldiğinde,çalgı takımı düğün evi arabasına
alınır,yol boyunca çalgı çalınarak gidilip gelinir.
Kız evine
varıldığında,gelenler kapı önünde tek tek el sıkışarak
karşılanır.Fazla olmamak şartıyla birazda kız evi
önünde,çalgılar çalınır,oyunlar oynanır.Ondan sonra gelin göz
yaşları,arasında anne ve babasının elini öperek,sağdıç
tarafından,evden dışarı çıkarılır.Gelin dışarı çıkarılırken
bir tarafından sağdıç hanımı,bir taraftan da oğlanın en yakını
tarafından tutularak taksiye bindirilir.Düğün alayı,neşeli ve
çalgılarla değişik yoldan,oğlan evine gelirler.Gelin oğlan
evinin dış kapısından geçirilirken eskiden beri alışıla gelmiş
bazı adetler yapılır.Gelin kapının önünde iken,oğlanın en
yakınlarından biri dama(evin çatısına)çıkarak,önceden
hazırlanmış olan leblebi-üzüm-şeker karışımını
yukarıdan,gelinin başına döker.Kapıdan içeri girmeden eline
bir yumurta verilerek,kıbleye döndürülür ve yumurtayı duvara
vurarak kırar,kapı eşiğine bırakılan ağaç bir kaşığı sağ
ayağıyla kırar ve yine sağ ayağıyle içeri girerken,el üstünde
tutulan Kuran-ı Kerim’in altından geçirilerek odaya
alınır.Bazen yemekten önce Mevlid-i Şerifte okutulur yemeğini
yiyen misafirler,düğün sahibinin gözlerini aydınlayarak
ayrılırlar.
Yalnız
oğlan tarafının yakınları ayrılmaz,orda kalırlar.Bundan sonra
kadınların yemekleri verilir.Yemekler yendikten sonra,bütün
misafirlerden oğlan annesi,babası,kardeşi ve çok yakıları
tarafından daha kıymetli olacak şekilde HALAT adı altında
verilen paralar toplanır,takılar takılır.Toplanan paralar
sayılıp geline verilir oğlan anne ve babası halat olarak daha
ziyade birer bilezik veya altın verirler.Damat yakın
komşulardan birinde veya sağdıç evinde,yakın dost ve
arkadaşlarıyla oturmaktadır.Sağdıç,yanında getirdiği
berberle,damadın saç ve sakal tıraşını ettirir.Berbere
sağdıçla,orada bulunanlar tarafından bahşiş verilir.Bazen de
sağdıçtan habersiz,damadı arkadaşları
gizlerler(kaçırırlar)istedikleri bahşişi sağdıçtan aldıktan
sonra geri getirirler.Akşam yatsı namazından sonra
gelini,gelin odasına sağdıç hanımı getirip oturtur.Gerekli
bilgi ve tavsiyeleri yaptıktan sonra,sağdıç hanımı odadan
çıkar ve beyini(sağdıcı)çağırtır.Odanın hazır olduğunu
bildirir.Bunun üzerine sağdıç damadı odasına gönderir.Damat
dışarı çıkıp,sağdıcın yanına döndükten sonra,sağdıç tarafından
oğlanın babasının gözleri aydınlanır.Oğlan evinde beklemekte
olan yakın kadın ve erkek davetlilerde oğlanın anne ve
babasının gözlerini aydınlar,çiftlere mutlu ve mesut olmaları
temennisi yapılarak düğün evinden ayrılırlar.
[1]
[2]
[3]
[4]
[5]
[6]

 |